"Enter"a basıp içeriğe geçin

Yazmak için yazdım.

Bugün elimdeki kitabı başka cevherler de okuyup ilim irfan sahibi olsunlar diye kütüphaneye teslim etmeye gittim. Elimde zaten hali hazırda okunmayı bekleyen iki kitap var. Ama iste ne var ki maymun iştahlıyım. Hazır gitmişken bir kitap daha aldım. Hiç hesapta yoktu bu. Kitap dolu bir raf  gordugunde illaki inceliyorsun neler var bakalim diye. Almazsanız doveceklermis gibi bir his olusuveriyor anında ve alıyorsun kitabı. Oldu bitti gibi bir şey oluveriyor.

Sonra düşünceli düşünceli ayrılıyorum kütüphaneden. Sıraya koyuyorum aklımda hangisini önce okuyayım diye. Elimde bulunan kitaplar bana ait olduğu için ikinci sırada kalıyor tabi ki. İlk tercihin sebebleri arasında: burada kalan sayılı günümde ne kadar çok faydalanabilirsem kütüphaneden o kadar iyi dusuncesi hakim. Doğru olarak bunu yapmaya çalışıyorum. Şöyle söyleyeyim burda çok boş vaktim oluyor. Bunu en iyi kitap okuyarak değerlendiriyorum. Canım da sıkılmıyor hem. Bir söz okumuştum bir yerde; “başka hayatları merak ediyorsanız kitap okuyun” yazıyordu. Merak belki de hep.
Geçen hafta yazmıştım taslaklarda kalmış. Aslında bu gibi yayimlanmayi bekleyen onca gereksiz yazılarım var. Eh işte zamanla yayınlayacağım.

22.05.2016 – Hamza BAŞTEPE

İlk Yorum Sizden Gelsin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir