"Enter"a basıp içeriğe geçin

Serzenis #1

       Kurban bayramının yaklaşmasıyla kurban timleri eğitimlerine son hızla devam ediyor. Bayramda olası bir action a anında mudahele edip çevreyi tehdit eden kurbanı etkisiz hale getirecekler. Bu olay sadece İstanbul vb. illerde gerçekleşecek. Amk banane. Ben kurban bayramında çalışmalarıma devam edeceğim ve Vodafone’u siz müşteriler için daha iyi hale getirmeye çalışacağım. Yalan, hepsi yalan. Asıl derdim, bayramda çalışıyor olmam. Aslında iznim yok. Hiç bir özel günde iznim yok benim, pazar günüde dahil. Bu benim psikolojimi bozmakla kalmıyor, haklı nedenlerden dolayı saçmalamama yol açıyor. 
Malum kışlacık olayında şehit olan 25 askerimizi Şehitlik rütbesine değilde, DOĞAL AFET ŞEHİDİ rütbesine layık görmüşler. Şimdi şehitlik öyle bir şey değil. Adam oraya doğal afet şehidi olmak için mi gidiyor? Geneli kısa dönem halkımızın tabiriyle tahsilli er ve erbaşlardı. Sen onca yıl oku, çalış emek harca, gel buraya DOĞAL AFET ŞEHİDİ ol. Utanmamız gereken bir durum bu. Yazık değilmi bu ailelere. Sen onun oğlunun hakkında nasıl böyle bir ithamda bulunursun. Hem sen kimsinde Şehitleri kategoriye ayırıyorsun ? Şehit her yerde şehittir. Anasının hayrına gitmiyo oraya. Vatani görev için gidiyo!
Şimdi efenim biz büyük şehir olacaz ya hani. Mesela ben bir Afyon lu olarak büyük şehir kavramını anlayamıyorum. Neden çünkü Afyon halkı buna hazır değil. Hatta AFYON buna hazır değil. Büyükşehir senin neyine. Büyükşehir sadece unvan olur bizim buralarda gardaş. Benim büyük şehir kavramından anladığım, şehir büyür düz mantık. Ama bizim buralarda öyle mi ? Aksine belirli caddelerin dışına çıkarsan hayata tutunamıyorsun. Ekmek yiyemiyorsun. Niye? İnsan yok oralarda. Hayat yok. Hem hayat yok demişken aklıma geldi. Gece 9 dan sonra hayatın bittiği Afyon büyük şehir olmasın lütfen. Gündüz çalışan insanlar gece çarşıya çıktığında istediklerini bulamıyorsa, bana şehrimiz büyüyor demeyin. Neyse efenim Sayın çevre ve orman bakanımız Veysel Eroğlu olmasa Afyon’da gezilesi yerlere rastlamak mümkün değil. Sağolsunlar kendileri Türkiye’nin değil Afyon’umuzun çevre ve orman bakanı. 
Şahsen benim Afyon’da yürürken rahat nefes alabileceğim, hatta bitmesini dört gözle beklediğim bir yer var. Manzara açısından, düşünce açısından Afyon’a başka bir boyut kazandıracak.(Tabi halkımız onu güzel kullanırsa) Akarçay projesi. Eskişehir’in nasıl porsuğu varsa, bizimde akarçayımız olacak. Kenarlarında yürüyen insanları mutlu olabileceği, düşünebileceği, eğlenebileceği(kamuya açık alanda uygunsuz bir şekilde değil) bir alan olcak. Uzunluğu yeterli. Koşupta ter atmak mümkün. 
Tarihi bakımdan gezilecek yerlerimiz de var elbette ama caddelerimiz tek gidiş tek geliş olduğu için biraz sıkışık. Hiç de iç açıcı değil hani. Neyse buraya Afyon’u tanıtmak için giriş yapmadım. 
Öyle bir durumdayım ki bi köşeye sıkışıp kaldım sanki. Hiç bir şey beni mutlu etmiyor. Ben bu yaşta bunları çekmek zorunda mıyım ? Evet. Gelirinden fazla gideri olan bir hayat yaşıyorum. Doğru dürüst bir yaşantım olmuyor bu hayatta. Kendime hakim olmasam ilk gidip patronu ortadan kaldıracam. Arkadaş müslüman ayağına yatıp, işçinin hakkını yemek, bizim kazandırdığımız parayla malk mülk sahibi olmak müslümanlığa yakışmaz. Benim kimsenin malında mülkünde gözüm yok. İsterse … alsın. Çok ta s*kimde. Beni ilgilendirmez. Ama hakkımızı vermiyorsa ilgilendirir. Bu yaşıma millete köle olmaya, hakkımı yedirmeye, üzerimden para kazanılması için gelmedim. Ya da anam beni bu yaşa bunun için getirmedi… 
Uzatmak istemiyorum bu mevzuyu. İstediklerim istediği zamanda olmadı benim. Üzerinden yıllar geçtikten sonra, unuttuktan oldu. Olsun bu beni mutlu etti. Bu halimden şikayet ettiğim zamanlar oldu. Ama değişen bir şey olmadan yaşamıma devam ettim. Napabilirim ki ? Hayatımı mı değiştireyim ? Ben daha var olan hayatımı düzene sokamadım. Sevdiklerim hep benden uzak. Ailem ve sevdiğim. Ailemle arada bir görüşme fırsatımız oluyor ama sevdiğimle iki ayda bir kısa bir süreliğine. Aramızda dağlar, çok uzun yollar var. Sevdikten sonra gerisi önemli değil. 
Site olarak da zor bir dönemden geçiyoruz. Ama bütün bu zorlukları aşıcaz. Biz inandık sizde inanın. (lütfen) Aslında herşey alan adının süresi dolmasıyla başladı. Tekrar alamayacak kadar aciz değildik şükürler olsun. Ama alamadık 🙁 Sitenin CEO su sürekli çalıştığı için pek siteyle uğraşamadı. Ve içerisinde emek,bilgi,birikim olan site bir karambole doğru sürüklenmeye başladı. Pazarda mal olmayınca talep azaldı haliyle.. Ziyaretçi sayımız sıfırlara kadar indiğini hatırlıyorum. Ne günlerdi be.. Şimdi ise yavaş yavaş çitayı yükseltiyoruz. Günde ortalama yirmi kişi falan geliyo pazara öle bakınıyo bir şey almadan çıkıyor. Olsun ayağı alışsın. Yavaş yavaş yeni mallar geliyor. Eski halini alacak sitemiz. Biz burada kimleri ağırlamadık ki?
Sitenin kötü gidişatını durdurmak için çalışmalar başlattık. Hayırlısı ise olacak inş. Önce besmele çektik, sonra niyet ettik. Artık zaman gösterecek. 
Vay amk şuna bak sanki siteyi emanet çalıştırıyoruz. “Çalışmıyosa kapatalım bilader” I ı olmaz, öyle olmaz. Özgün ve düzgün içerik üretmezsen olmaz. Telefon çaldı gitti bütün aklımdakiler. Olmadı baba zamansız aradın yav.
Sonuç olarak benim durum karışık. Daha hayatıma yön vermiş değilim. Zamana bırakıp her şeyin yoluna girmesi için uğraş içindeyim. Olması gerektiği gibi. Sitenin durumu ise devam. Alan adı olmasa da aynı alt yapı üzerinden devam etye kararlı. Alan adı olsa bile yakın gelecekte alt yapının değişmeyeceği malum. Bazen şu an olduğu gibi içimden geçenleri buraya dökmek, bazen ise öğrenmek istediklerimi ve yaşadığım tecrübelerimi burada paylaşıyorum. Bazen ise teknoloji hakkında incelemeler yapıyorum elimden geldiği kadar. Ne kadar hit ve it olmasam da sanala halimden de memnunum. Yorum yapılmasada, takipçi sayım az olsada, bir kişi dahi ne varmış deyip baksa bile yeter bana. Kimseye birşeyler kanıtlamaya çalışymıyorum burada. Olduğum gibi görünüp, düşündüklerimi yazmaya çalışıyorum. Bu benim sevdiğim şeylerden sadece bir tanesi. Öyle de olsa böyle de olsa bu hayat yaşanıp gidecek. O yüzden hayattan zevk almaya bakıyorum. İstediğim şeyleri yapmaya çalışıyorum. Mesela seyehat etmek, gezip görmek benim en çok yapmak istediklerim arasında. Bir gün onu da yapacam. Alacam eşimi yanıma gitmek isteyipte bir türlü gidemediğimiz yerlere gideceğiz. Şimdi ise kendime güzel bi kahve yapıp yeni aldığım romanı mı okumak istiyorum.

İlk Yorum Sizden Gelsin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir