"Enter"a basıp içeriğe geçin

Hayatın İçinden

Merhaba dostlarım. Malum uzun süredir buralarda değlim. Son yazımı yazalı yaklaşık iki ay olmuş. Bu uzun ayrılık, sitenin değerleri için kötü bir dönem oldu. Bu ayrılık, okulun bitmesi ve çoğu insan gibi kendi paramı kazanma arayışı içine girmem yüzünden oldu. Okul varken herşey güzeldi. Rahat yani. Maddi bi derdim yoktu. Memur gibi adamdım.(para yönünden) Her şey yolundaydı. Sonunda iple çekilen an geldi ve okul bitti. Ama ben bu durumdan rahatsız olmuş olucam ki, yaz okuluna kaldım. Yani okul iki buçuk üç ay kadar uzadı. Her neyse maddi destek devam ediyordu. Arkadaşlarla beraberdik. Okul bitmemişti yani. Zaman su gibi akıyordu. O yazın sıcağında günler hızlı bir şekilde geçivermişti. Öyle hızlıydı ki, iki senede geçemediğim Teknolojinin bilimsel ilkeleri dersini bile yüksek bir puanla geçmiştim. Benim için büyük bir başarıydı bu. Ve okulun bitmesiyle söz konusu olan hayat başlamıştı benim için. Kalan son paramı iki hafta boyunca idare etmeye çalıştım. İki hafta sonra bütçenin sıfır olmasıyla, iş arayışının başlaması bir oldu. Ha unutmadan o son parayı muğlada sevgilimin yanına gitmek için harcadım.
İlk olarak iş arayışına kaldığım ilçede başladım. Çok aradım çok aradım ama bulamadım dostlarım. Bütçenin sıfırlarda olması, iş arayışıma baskı uyguluyordu sanki. Bunun sonucunda Afyonkarahisar’a gelmek zorunda kaldım. İlk olarak amcamın oğlunun yanına geldim. Kalcak başka yerim yok çünkü koskoca Afyon da. Neyse beraber iş aradık kahretsin ki garsonluk ve komilikten başka bir iş ilanı göremedim.  Kısayoldan bir işe başlama hevesim beni komi yaptı. Çınaraltı Kebap Bahçesinde com olarak işe başladım. Kalcak yerim olmadığından. Restorantın bekar evinde kalmaya başladım. Yaklaşık bir aya yakın bir süre burada çalıştım. Aslında iş güzeldi. Aldığım bahşişlerle aylığım bin beş yüz tl yi buluyordu. Kötü mü ? Süper bence. Ama kötü olan tarafı yani benimde çıkma sebebim sigortamın yapılmamasıydı. Malum bu devirde sigorta şart! Sigorta önmeli abi.. Neyse son anlara yaklaşırken sağolsun amcaoğlu biş iş haberiyle geldi.
Vodafone baz istasyonlarına bakım onarım işi. Hayal ettiğim iş değildi ama sigortası vardı. Hemen kabul ettim ve restoranttan ayrıldım. Yine amcaoğlunun yanına taşındım. Yeni işin patronuyla görüşmeye gittim. Şartları konuştuk. Düşük bir fiyatla işe başladım. Bu fiyat sürekli artacak diye söylendi bana. Ve nitekim de çalışanlara sorduğumda, böyle olacağını gördüm. Hemen anlatayım işi. Bir ofis yok, mesai saati yok. Altımızda araba, telefon geldiğinde arızanın olduğu yere giddiyoruz, müdahele ediyoruz. Bütün iş bu. Başımızda patron yok müdür yok. Sanki kendi işini yapıyormuşsun gibi. Kötü olan ne biliyor musunuz? Saat kaç olursa olsun arızaya müdahele etmek zorundasın. Yani gecen gündüzün belli değil. Ha bir de pazar günleri tatilin yok. Bir aydır bu işte çalışıyorum. Yeni bir ev tuttum. içini birazcık doldurdum, hayatıma devam ediyorum.
Konuşacak kimse olmadığı için düşündüklerimi burada sizinle paylaşmak istedim. Uzun süredir giremediğim bloğumun teması bana iğrenç gelmeye başladı. Karar verdim ve bu yazımı yazdıktan sonra temayı değiştirmeyi düşünüyorum. Şimdilik diyecelerim bu kadar. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere. Sağlıcakla kalın..

2 Yorum

  1. salih
    salih 10 Kasım 2011

    kankam benim ya gene döktürmüşsün maşallah özledim o günleri ya 🙁 (SALİH)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir