"Enter"a basıp içeriğe geçin

Çok Boş Bıraktım Burayı

Uzun bir süredir yazı yazamadım bloğuma. Sebebi var tabi ki de. Şimdi efendim, 2 yıl boyunca süre gelen meslek yüksek okulu eğitimimi, dışarıdan göründüğü üzere bitirmiş bulunmaktayım. Ama gel gelelim daha okul bitmedi.

Beni iki yıl boyunca çok severek takip eden ve bırakmayan derslerim var. Kendilerine buradan saygılarımı sunuyorum. Bu derslerimin adedi dört. Aslında tam olarak dört değil, şöyle ki iki tanesi sadık bir ders, diğer iki tanesi de yeni peydah olan derslerim. Hocam şimdi benim bu sadık derslerim: İnkılap ve Teknolojinin Bilimsel İlkeleri(Namı değer fizik). Benim İnkılap tarihim iyidir güzeldir yaparım daha doğrusu lisede sürekli “5” ti. Ama sebebini bir türlü bulamadığım bir nedenden dolayı, 2 senedir yüzüm gülmedi bu dersten. Birinci sınıfın iki döneminde de aldığım bu dersten, iki dönem de kaldım. İkinci sınıfa geçtik, alttan alınması gereken derslerin başında inkılap. Önceden duyduğum, kulağıma gelen söylentiler (İnkılap dersinden 2 sene kalınca, mahkemelik oluyorsun olum.) derse olan ilgimi arttırdı.

Çok denedim, çok çalıştım ama bir türlü geçemedim İnkılap1 i. Oysa ki ben o kadar yaptım, sınavdan sonra ki hesaplamalarıma göre kesinlikle geçiyordum. Ama bunlar benim hesaplarımda kaldı sadece. Olmadı , olamadı….
İkinci döneme geçtik, yine inkılap.(dedim ya çok sadık bir ders diye.) Ama bu sefer söylentiler daha çok dolaşmaya başladı kafamın içinde. Tam bir gün, sırf inkılap için çalıştım ve bu çalışmam işe yaradı. Sınav sonrasında güzel bir notla dersi verdim. Şimdi kaldı mı elde bir inkılap 🙂
Teknolojinin bilimsel ilkelerinden bahsetmedim. Çünkü onu iki sene boyunca geçemedim. O hala takipte bakalım nereye kadar peşimden gelecek. Yaz okulunda da açılmayan dersin birisi fizik.
Sonrasında efenim, Diğer yeni peydah olan derslerim ise yine benim suçum. :/ Şimdi okulun ilk başladığı zamanlar hatta bizim okula ilk başladığımız dönem desem daha doğru olur. He işte o dönem de biz bayağı bir aklımız havalardaydı. 🙂 gezmek eğlenmek falan filan… O heves o heyecanla işte artık neler yaptıysak 🙂 Bu olaylar sonrasında yazıyla “beş” rakamla “5” dersten kalmış oldum… Pişmanım. Pişmanlık yasasından falan da faydalanamadım. Sözüm blogtan içeri eşşek gibi çalışmak zorunda kaldım. Yani acısını çektim o gezmelerin… Neyse efendim ben bu derslerin çoğunu verdim. kalanları zaten yukarıda bahsettim ama bir tanesi benim ikinci sınıf birinci dönemden iki dersi alamama sebep oldu. Yani kredim yetmedi o iki derse.
İşte o derslerle beraber, toplam dört dersle yaz okuluna kayıt oldum. Sonrasında Afyon’a yerleştim yaz okuluna gidebilmek için. Ama aldığım bir haber beni çok kötü etkiledi. Ben buraya ne hayallerle gelmiştim. Derslerin hepsini verip, okulu bu yaz içerisinde bitirip, bir işe başlayıp, yavaştan hayata atılıp, kendi paramı kazanmaya başlayacaktım. Ama yine aksilikler yakamı bırakmadı her zaman olduğu gibi… Derslerin iki tanesi (inkılap, girişimcilik) açılmış, diğer iki tanesi(fizik, mesleki ingilizce).
Yılmayacam, pes etmeyecem bu dersleri verip okulu bitirecem. Ben isteklerim için uğraşmadıktan sonra ne için uğraşayım ki? İstediklerimi elde etmeden ölmeyeceğim bu kadar basit.
Sonuç olarak, keşkelerle süslenmiş bir hayatta, bir daha keşke dememek için uğraşmak gerekiyor. Ben yaşadığım hayattan bunu anlıyorum. Bir şeyler için uğraşmadığımız zaman, istediğimiz sonuçlarımı alamıyoruz.
Bu benim hayatım. Size de hayatınız da başarılar dilerim. Eğer buraya kadar okuduysanız, size canı gönülden teşekkür ederim. Hoşçakalın…

İlk Yorum Sizden Gelsin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir